FURGANHUSEYN's profileإلفرقآن.PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    January 12

    HİCRET

    ABDULHAMİT KAHRAMAN

    İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerin Allah katında büyük dereceleri vardır. İşte kurtuluşa ve mutluluğa erenler bunlardır. (Tevbe-20)

       Allah yolunda hicret eden, yeryüzünde barınacak çok yer bulur, genişlik (ve bolukta).

    Allah’a ve Resulu’ne hicret etmek üzere evinden çıkan, sonra kendisine ölüm gelen kişinin ecri şüphesiz Allah’a düşmüştür. Allah bağışlayıcıdır, esirgeyicidir. (Nisa-100)      

        Sözlükte “terketmek, ayrılmak, ilgisini kesmek” anlamına gelen hecr (hicran) mastarından isim olan hicret ‘kişinin herhengi bir şeyden bedenen, lisanen veya kalben ayrılıp uzaklaşması’ demektir. Ancak kelime daha çok “bir yerin terk edilerek, başka bir yere göç edilmesi” anlamında kullanılır.

    (İslam Ans. 17. cilt s.458)

         Hicret, bir vazgeçiştir, uzaklaşmadır, ileriye doğru atılmış büyük bir adımdır.

         Hicret, karanlıktan aydınlığa, zulumattan nura kaçıştır.

         Hicret, olgunlaşma, değişme ve bir tekamüldür.

         Hicret, nefsilik çukurundan kalbilik zirvesine koşmaktır.

         Hicret, daha hayırlısını alabilmek için, elindekilerden vazgeçmektir.

         Sonuçta hicret, Allah’ a ve Resulu’ne ulaşan bir yolculuğun adıdır.

     

         Yeni bir hicri senenin içersinde bulunuyoruz. Hicri senenin geldiğini farketmek, onu önemsemek önemlidir. Ancak daha önemlisi gelen hicri sene ile ilgili, bir hazırlığımızın olup olmadığıdır. Eğer yeni seneyi öldürmek değilde diriltmek istiyorsak, ona önem vermeli, üzerinde düşünmeli, mutlaka planlarımız ve hedeflerimiz olmalıdır.

         Biz bu yazımızda, bunun üzerin de duracağız ve size uzunca maddelerden oluşan bir liste sunacağız. Bu liste, bir sene boyunca, bize hedefli olup neler yapabileceğimizle ilgili ip uçları verecektir.

         Rahman gelişi güzel yaşamayanları sever. Rahman bulunduğu her halin kıymetini bilerek önemseyerek yaşayanları sever.

     

    YENİ SENE İÇİN ÖNERİLER:

     

    01) Her şey niyetle başlar, niyetimiz hedefimizdir.

    02) Mutlaka ideallerimiz ve hedeflerimez olmalı. Hedefi olmayan insana kimse yardım edemez 03) Bu sene 100 kitap okumalıyız (günde iki yada üç saat).

    04) Her gün mümkünse namazlardan sonra, yada gece yatmadan önce

          iki-üç sayfa Kur’an ve anlamını düşünerek okumalıyız.

    05) Haftada iki-üç kere gece namazına kalkmalıyız ve düşünmeliyiz ve Allah’ı zikretmeliyiz.

    06) İbadetlerimize, özelde de namazlarımıza çok özen göstermeliyiz.

    07) Namazlarımı ezan okunur okunmaz, vaktinde ve cemaatle ağır ağır kılmalıyız.

    08) Sabah namazından sonra, yatmayıp Allah’ı zikrederek işraki beklemeliyiz ve işrak namazını kılmalıyız.

    09) Ayrıcı öğlen namazından önce kuşluk namazı kılmalıyız.

    10) Kendimize yakın gelen alanlar belirleyip (Tefsir, Hadis, Siyer, İslam Tarihi,Fıkıh v.b) onlar üzerinde araştırma ve okumalar yapmalıyız.

    11) Arapçayı öğrenmeye azim göstermeliyiz.

    12) Kurani kavramların inceliklerine mutlaka vakıf olmalıyız.

    13) Haftada birkaç tane iştirak ettiğimiz sistemli ders halkalarımız olmalı

    14) Hayatı, olayları, insanları ve konuları ciddiye almalıyız.

    15) Az gülmeliyiz, az yemeliyiz, az konuşmalışız, az uyumalıyız ama çok düşünmeliyiz

    16) Allah’ı çok zikretmeliyiz, Peygamberimize çok salavat getirmeliyiz.

    17) Esma-ul Hüsna-yı çok iyi bilmeliyiz. Mümkünse ezberlemeliyiz.

    18) Kur’an’da ki ezberlerimizi arttırmalıyız.

    19) Güler yüzlü ve sonderece yardımsever olmalıyız.

    20) Kimseye hiç bir konuda kızmama kararı almalıyız.

    21) İnsanları hiçbirşeye zorlamama kararı almalıyız.

    22) Teşvik edici özendirici olmalıyız.

    23) Hidayetine vesile olmaya çalıştığımız birileri mutlaka olmalı.

    24) Çok sabırlı olmalıyız, aceleci olmamalıyız ama istitkrarlı olmalıyız.

    25) Başkalarına bakarak kendimizi iyi zannetmemeliyiz. Kendimizi kınamalıve özeleştiri yapmalıyız

    26) İçimizde hiçbir zaman yeterlilik duygusu oluşmamalı, her zaman ileriye ve iyiye doğru gitmeye çalışmalıyız ve her zaman talebe olmalıyız.

    27) Çağın sahabesi olmak en büyük idealimiz olmalı, tüm çabamız bunun üzerine kurulmalı.

    28) Kendimizi tanımaya önem ve özen göstermeliyiz, eksilerimizi ve artılarımızı çok iyi bilmeliyiz.

    29) Allah’ı tanımaya özen ve önem göstermeliyiz.

    30) Enaz haftada bir gün eğitim sohbeti başlatmalıyız, devamlı ve istikralı olmalıyız.

    31) İnsanlardan nefsiniz için birşey istememeliyiz, onlar sizden birşey isterlerse onlara hayır dememeliyiz.

    32) Hayır çalışmalarımızı arttırmalıyız. Özellikle yetimlerle ve fakirlerle ilgilenmeliyiz.

         

          Günahlarımızdan - sevablara / Karanlıktan - nura / Kalb katılığından - Yumuşaklığa /

          Cimrilikten - Cömertliğe / Cehaletten - İlme / Batıldan - Hakka / Çok gülmekten - ağlamaya

          Ertelemekten - Üretmeye / Nefsilikten - Kalbiliğe ve sonunda,

          Şeytanımızdan - Allah’a hicret etmeliyiz.

          Allah kendisine hicret edenleri sever..

    Bu Makale 196 defa okunmuştur

     

    YAZARIN DİĞER YAZILARI

    ©

    31/12/2008 - 17:47 HİCRİ YENİ SENE (1430)

    ©

    10/11/2008 - 22:11 İslamın İnfak Anlayışı

    ©

    15/09/2008 - 23:12 CİMRİLİĞİN PSİKOLOJİSİ

    ©

    05/06/2008 - 23:18 KUR’AN’DA İNSANIN TERBİYE SÜRECİ
    http://www.kuraniterbiye.com
    January 11

    özelfm 103.2

     
     
    SELAMUN ALEYKUM SEVGİ VE SAYGIDEĞER ARKADAŞLARIM
    2002 YILINDA BENİMDE TALABESİ OLDUĞUM HOCAM ALİ ÇATALYÜREK'İN GÜZEL SUNUMU
    VE ÖĞRETİMİYLE KUR'AN ÖĞRENİYORUM
    PROGRAMINA 7'DEN 77'YE HERKES KAYIT OLABİLİR.
    YENİ 10.GRUP KAYITLARINA BAŞLANMIŞTIR.HER SALI VE PERŞEMBE GÜNLERİ
    SAAT: 19:30-20:30 ARASI RADYONUZ ÖZELFM'DE DİNLEYEBİLİRSİNİZ.
     
    ( Çevrenizdeki ve yakınızdaki akaraba dostlarınızada bildirmeniz bizi mutlu edecektir. )
     
    Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad. Emre İş Merkezi
    No: 223 Kat: 1 D.2 34771 Ümraniye / İstanbul
    irtibat telefonları
    Tel : 0216. 611 01 23 - 24 Fax: 0216. 611 04 64
    http://www.ozelfm.net/
     
     
    DAHA SÖYLECEK ÇOK SÖZÜMÜZ VAR...

    SU İÇMEKTEN DAHA FAYDALI OLAN TEK ŞEY

    Su içmekten daha faydalı olan tek şey?...

    Su içmenin faydalarını bilmeyen yoktur. Peki su içmekten daha faydalı bir şey yok mu? Var! Sıcak su içmek...

    Sıcak su mide yüzeyinde kanda direkt olarak emilen birkaç maddeden biri. Beden suyu diğer bileşenlerden ayırmak zorunda kalmaz. Çinliler, 40 yaşından sonra oda sıcaklığından daha soğuk olan hiçbir şeyin bedene alınmaması gerektiğine inanırlar. Çünkü normal yaşlanma fiziksel değişimler getirir.

    İşte o değişimler:

    Kan damarları daha az elastik olur ve içindeki birikim nedeni ile çapı küçülebilir, bu nedenle yüksek kan basıncı oluşabilir ve kan dolaşımı problemleri ortaya çıkabilir.

    Sindirim sistemi de daha az elastik olur, kabızlığa yol açar. Çinliler soğuk içip yemenin içsel organları daha çok büzdüğüne, problemleri daha da kötüleştirdiğine inanır.

    Yağlı bir tavayı soğuk suda yıkamaya çalışın. Yağlar donar ve yapışır. Ama aynı tavayı sıcak suda yıkarsanız, yağı çözer ve uzaklaştırır. Bedenimiz yağları içerir. Sıcak su sistemimizi temizler.

    SICAK SU MUCİZESİ

    Bedenin doğal serinletme sistemini çalıştırır. Bu kan dolaşımında artışa neden olur.

    İç organları ve kaburga kafesinin etrafındakı kasları gevşetir, daha derin nefes almanızı sağlar.

    Mide asidi etkilerini rahatlatir ve asit reflu semptomlarini rahatlatir.

    Sulanmayı ve besinlerin emilimini artırarak sindirime yardımcı olur.

    Pekliği giderir.

    Kilo verme: yemeklerden yarım saat önce içilen sıcak su iştahı azaltır ve kilo vermeyi hızlandırır.

     

     

    EFENDİMİZ(S.A.V)EFENDİMİZİN UYKU DÜZENİ

    Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm'ın Uyku Düzeni Nasıldı?

    Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vessellem) öğle namazını kıldıktan sonra, bir miktar, uyuyarak istirahat eder; ‘kaylule’ yapardı. Nitekim bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: “Öğleyin kaylule yapınız. Muhakkak şeytanlar öğle vaktinde kaylule yapmazlar.” (Müslim)

    Yatsı namazından sonra yatar, gece kalkıp vitir namazını kılardı.

    Nitekim Cabir'den rivayetle bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
    "Gece geç vakitlerde kalkmamaktan endişe eden kimse, vitir namazını yatmadan önce kılsın. Kim, gece geç vakitlerde kılmak isterse kılabilir. Zira gece kılınan namazda rahmet melekleri hazır bulunurlar, şahit olurlar ve daha faziletlidir." (Müslîm.Tirmizi)

    Hz. Peygamber (sav) yatsı namazını kıldıktan sonra saadet hanesine dönerdi.


    Yatsı namazının ilk vakti girer girmez namazı kılar, sonra bu duaları okur ve istirahata çekilerek, daima sağ tarafına yatar ve sağ elini yanağının altına koyarak uyurdu.

    Gece yarısı veya üçte biri geçtikten sonra uyanı
    r, misvağı daima başucunda durur, kalkınca önce dişini misvaklar, sonra abdest alır ve ibadetle meşgul olurdu. (Tirmizi)

    Gece İbadeti


    Hz. Aişe (r.anha) validemiz şöyle anlatmıştır:
    "Resulullah (sav) geceleri ayakları yarılıncaya kadar ayakta durur, ibadet ederdi. Ona: "Senin geçmiş ve gelecek günahların bağışlandığı halde bunu niçin yapıyorsun?" Dedim." Bana: "Ben de şükreden bir kul olmayayım mı?" buyurdu. (Buhari, Müslim)

    Teheccüd namazı, Hz. Peygamber (sav)'e vacip olduğu için hiç terk etmemiştir. Bu ibadet ve zikirleri yaparken ümmetine de yapmalarını tavsiye etmiştir.

    Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
    "Sizden biri uyurken, şeytan kafasına üç düğüm atar. Her düğümün üzerine; ‘uzun bir geceye sahipsin uyu!’ diyerek elini vurur. O kişi uyanıp da Allah-u Zülcelal'i zikrederse bir düğüm, abdest alırsa bir düğüm, namaz da kılarsa bütün düğümler çözülür. Artık o kimse neşeli ve hareketli olur. Aksi halde neşesiz ve tembel olur."
    (İmam Malik, Buharı, Müslim, Ebu Davud, Nesai)

    Diğer bir hadis-i şerifte ise şöyle buyurmuştur
    ; "Gece bir saat vardır ki, bu saatte Allah'dan dünya ve ahiret işiyle ilgili bir hayır isteyen müslüman kul ona rastlarsa, mutlaka istediği kendisine verilir. Bu, her gece olur."
    (Müslim)

    Hz. Peygamber (sav) teheccüd namazını kıldıktan sonra sabah namazı için hazırlık yapardı, sabah namazının sünnetini odasında kılar ve cemâatle farzı edâ etmek üzere mescide giderdi.